Bekir Baz

Gösterilen sonuç sayısı: 2

  • KASABA – Bekir BAZ

    250,00

    KASABA – Bekir BAZ

    Kasabada kendi hâlinde yaşayan biri var. Her yere uğrar, takvim yapraklarını toplar. Üç gün önce lokanta listesinde hangi yemeğin olduğunu söyler. Kalbi temizdir.

    İbrahim’i görünce; “Bak, ilk önce bana pantolon dikeceksin, yoksa camlarını kırarım.” dedi.

    “Tamam len Mehmet.”

    Bu arada kasabada bir dedikodu başladı. “Lan şu İbram şehirde tutunamadı, kolay mı büyük şehir adamı yutar.”

    Yan tarafta isporto, arada alkol, fındık fıstık satan Sinek Sami lafa karıştı; “İbram Tahsin’in baldızını alacakmış kadınlar öyle diyor.”

    “Ulen mayası bozuk Sinek ne zaman haberin oldu? Kasabanın tüm dedikoduları seninle karından çıkar. Söyle lan kimden duydun?”

    “Valla kızmayın, benim karı söyledi.”

  • KAĞITTAN PENCERELER

    112,50

    Kağıttan Pencereler. – Bekir BAZ

    Hoca, nazik bir adamdı ve kendi hâlinde vaaz verir, namazını kıldırır, kimsenin etlisine sütlüsüne karışmazdı. “Hocam, geçenlerde Ankara’ya yolum düştü. Tren garında dolaşırken bir kenara çekilmiş mavi renkli bir vagon gördüm. Atatürk’ün fotoğrafı vardı üzerinde ve ‘Atatürk, yurt gezisinde bu vagonu kullandı’ yazıyor. Perdeleri açık değildi ama hoşuma gitti. Sonra iki katlı bir binaya gözüm ilişti. Müze yapmışlar. Atatürk, savaş esnasında, Ulus’taki Meclis çalışmalarında bu binayı kullanmış. Görevliden izin alarak orayı da gezdim. Dünyaya kafa tutmuş, bize bir ülke kazandırmış adamın karyolası neredeyse kırılacak. Yanında basit bir sehpa, üzerinde bildiğin eskiden kullandığımız gaz lambası… Koca adam böyle yaşamış. Aklım karıştı, indiğimde dizlerimin bağı çözüldü bir kenara geçip ağladım.”