Yade Kitap
119 sonuçtan 85-96 arası gösteriliyor
-
SABAHIN KOKUSU
₺60,00Sabahın Kokusu – Ali YURTSEVEN
Vitrinler temiz ve satılacak ürünlerle doluydu. Çıkışa doğru küçük bir yerde mini şark köşesi yapılmış, içine otantik kıyafetler giydirilmiş mankenler bile oturtulmuştu. Bazı duvarlarda ışığı yansıtan ve dükkânı daha geniş gösteren aynalar da vardı.
İç aydınlatmada gözleri yormayan, sarı ve beyaz soft ışıklar kullanılmıştı. Bir anda ortamdan etkilenerek kendimi hiç ihtiyacım yokken alışverişin ortasında buldum. Küçük paketli baharatların her çeşidini ve içtiğim papatya çayından aldım.
Çıkışta bulunan kasaya ödememi yaparken dış taraftaki aynadan dükkânın tabelasından yansıyan adını okudu. Gözüme şirin gözüken tabelada “Senin Yerin Baharat Evi” yazıyordu.
Dükkândan ayrılırken kendimi daha mutlu hissediyordum. Gün boyu burnumda sokağımızda yeni açılan baharat dükkânının kokusu vardı. -
-
-
Servet-i Fünun Akımı Şiiri Çözümlemeleri
₺300,00Mehmet Nuri Parmaksız – Servet-i Fünun Akımı Şiiri Çözümlemeleri
-
SESSİZ ÇIĞLIK – Tayfun ATMACA
₺260,00AHISKA’YA DÖNMEYE NE KALDI ?
Vatansız olmak ne zor bir şeymiş, bu yaşıma gelince anladım.
“Bulunduğum ülkede çalışır, kimseye muhtaç olmadan geçimimi sağlarım.” diye düşünürken günün birinde görünmez bir el, o ülkeye yabancı olduğunu, oraya ait olmadığını yüzüne bir şamar gibi çarptığında gerçeğe döner, yüreğinde küllenmiş vatan hasreti ile baş başa kalırsın.
Vatana dair hissettiğimi anlamanızı beklemiyorum. Bunun tarifi de mümkün değil. Bu, benim meselem. Sürgünde yaşayan asil bir milletin evladı olarak bu acı yükü yaşadığım müddetçe boynumda asılı bir madalyon gibi gururla taşıyacağım.
Kimse sanmasız sessiz kalınca, başa geleni kabul etmiş sayacağım. Hayır, bu mümkün değil. Vatana dönüş mücadelesinde tek başıma da kalsam, sesimi dünyaya duyurmaya devam edeceğim.
Ahıska sürgününü yaşayan dev çınarlardan biri olarak hayatı bütün gerçekliğiyle anlattığım eserde, bazen hüzünlenip bazen mutlu kalacaksınız.
Beni anladığınızda, ‘Ahıska Vatanımız’ ateşi, aziz milletin toprağına dönene kadar yanmaya devam edecek. İşte o zaman yattığım yerde huzur içinde olacağım…
-
-
-
SİVİL TOPLUMUN GÜCÜ Fahrettin KAYA
₺250,00Sivil TOPLUMUN GÜCÜ – Fahrettin KAYA
Türkiye’nin sivil toplum alanındaki derin potansiyelini ve bu potansiyelin hem ulusal hem de küresel ölçekteki anlamını bir kez daha idrak ettim. Sivil toplum, benim için sadece bir çalışma alanı değil, toplumların dönüşüm gücünün en önemli dinamiklerinden biridir. Türkiye gibi kadim bir tarihe ve eşsiz bir coğrafyaya sahip bir ülkenin, bu alanda daha etkin ve sürdürülebilir yapılar oluşturması gerektiğine olan inancım, bu eserin temellerini attı.
Sivil toplum kuruluşlarının modern dünyadaki önemini, kriz anlarında toplumlara nasıl umut ışığı olduklarını ve kalkınmanın her aşamasında oynadıkları kritik rolü göz önüne alarak yalnızca analiz yapmakla yetinmedim. Aynı zamanda, bu alanda yeni bir vizyon inşa etmenin gerekliliğini de vurguladım. Türkiye’nin sivil toplum sahasındaki gücünü, kendi tarihî ve kültürel kodlarına dayanarak nasıl daha ileriye taşıyabileceğini detaylandırmayı görev bildim.
Kitabımda yalnızca mevcut durumun fotoğrafını çekmekle kalmadım; geleceğe yönelik bir yol haritası da sundum. Sivil toplum kuruluşlarının bağımsız, güçlü ve etkili bir şekilde hareket edebilmesi için nelere ihtiyaç duyduğunu, küresel güç odaklarının manipülatif girişimlerine karşı nasıl bir duruş sergilemesi gerektiğini tartıştım. Çünkü biliyorum ki, sivil toplum yalnızca bir iyilik hareketi değil; aynı zamanda bir stratejik alan, bir mücadele sahası ve bir kalkınma aracıdır.
-
-
-
SÜPÜRGE OTU
₺90,00Geceyle ilgili hatırladığım, yatağımdan fırlayıp da çalan telefonda, dükkânımızın civarındaki apartmanların birinde oturan bir komşunun sesi ve sonrasında kapımızın zilinin acı acı çalınması, yumruklanması ve hatta tekmelenmesi… Telefon elimdeyken babam da kapıda, yüzünde sadece gözleri kalan Vedat’a bakıyordu.
“Dükkân yanıyor!”
Uzaktan gelen duman kokusuna doğru nasıl koştuk, nasıl gittik hiçbir şey yok aklımda. Griden siyaha dönen dumanlar dükkânı çevrelemişti. Alevler camları patlattıkça dumanlar simsiyah olup yükseliyordu. Kovayla su taşıyanlar, hortum uzatanlar, koşuşanlar, bağıranlar… Film izler gibi izliyordum. Vedat’ın dükkân kapısına sert bir tekme vurmasıyla kendime geldim. Gümmmm diye açıldı kapı. Alevler oradan da çıkmaya başladı. Burnunu bir bezle kapatıp içeri giren Vedat’ı kimse tutamadı. Çığlık atan, yardım isteyen süpürge otlarının sesini duyan Vedat dükkândan geri çıkmadı.
















